Sırlar ve Yalanlar!

Ne de olsa beklentilerimizi karşılayacak hikayeleri hep yanlış yerde, yani sorguya çekilen kişinin iki dudağının arasında ararız. Oysa bizi daha önce bilmediğimiz itiraflarla buluşturacak olan kişi yönetmendir. Kameranın yakaladığı bir bakış, karakterin beden dilini öne çıkaran bir kadraj ya da öyküye dahil edilen özgün bir mekan bizi esas sahip olmak istediğimiz bilgilere ulaştırır.

Moda duayeni Karl Lagerfeldin kişisel hikayesine odaklanan Lagerfeld Sırları, sözlerle anlatılmayan en çarpıcı ayrıntıları gösterdikleriyle vurgulayan etkileyici bir belgesel. Süresi boyunca ünlü modacıya farklı alanlarda kişisel ve mesleki sorular yönelten film, uzaktan bakıldığında sıradan bir röportaj kaydını andırıyor. Ancak yönetmen Rodolphe Marconi’nin yaratıcı kamera kullanımı ve etkili kurgusu sayesinde Lagerfeld Sırları, kimi yerlerinde moda dünyasını eleştiren, kimi yerlerinde seyircilere hayat dersi veren benzersiz bir yapıma dönüşüyor.

Karl Lagerfeld’in işe gitmeye hazırlandığı sıradan bir günde, ünlü modacının apartman dairesinde açılan film, ilk dakikalarındaki bu samimi sunumuyla bir moda duayeninin değil de sıradan bir memurun alışıldık dünyasına adım attığımızı hissettiriyor. Bu yaklaşımını ilerleyen dakikalarda da koruyan film, moda sektörünün bize yansıtıldığı gibi sadece şatafattan ve gösterişten ibaret olmadığını vurgulamak için elinden geleni yapıyor. Diğer yandan filmin belirli bir katmanında, Karl Lagerfeld’in hayata ve insan ilişkilerine dair her türlü gizemi çözmüş bir yaşam gurusu olarak portrelendiğini de söyleyebiliriz.

Rodolphe Marconi’un sorduğu ‘acemice’ sorulara akıllıca cevaplar veren sivri dilli modacı, film süresince kendi kişisel tarihini dile getirmekten çok izleyenlere hayati tavsiyeler vermekte sanki. Tabi, Lagerfeld’in müşkülpesent, tuttuğunu koparan, snop imajını kuvvetlendiren bu tavsiyeler filmin ‘duyumsal’ katmanını oluşturmaktalar. Eğer, filmin biraz daha içine girip, Marconi’nin kamerasıyla işaret ettiği noktaları takip etmeye başlarsanız o zaman filmin ‘görsel’ katmanının ‘duyumsal’ katmanından çok daha fazla şey söylediğini anlayabilirsiniz.

Aslına bakarsanız, Lagerfeld Sırları'nın birçok sahnesinde başarıyla vurgulandığı gibi Lagerfeld içinde gizlediği gerçek kimliği koyu renk camlı gözlüklerinin arkasına saklayıp, kimseyle paylaşmamaktan yana. Ancak yönetmen Marconi’nin kamerasıyla dikkat çekmeye çalıştığı görsel detaylar ve ünlü modacının çocukluğunu resmeden arşiv görüntüleri Lagerfeld’in sakin, yalın ve çocuksu karakteriyle ilgili gizlemeye çalıştığı çoğu ipucunu başarıyla görünür kılmakta. Böylelikle hayata, moda camiasına ve insan ilişkilerine dair kendi mottolarını neredeyse Murphy yasalarıymış gibi sunan Lagerfeld’in dediğim dedik imajı bir anda yıkılmakta sanki.

Öte yandan, Lagerfeld Sırları daha önce de bahsettiğimiz gibi sadece Karl Lagerfeld’in değil, moda dünyasının da maskesini düşüren bir belgesel esasında. Çekimler sırasında kişiliklerini ve insani duruşlarını minimuma indirgeyen heykelsi foto modellerin çekim sonrası görüntüleri, defile organizasyonlarının sahne arkasında çalışanların endişeli halleri ve Lagerfeld’in hayalinde yarattığı tasarımlara atölyelerde hayat verenlerin yoğun uğraşları tarafından sık sık bölünen gidişatın, moda sektörünün şatafatlı yüzünü makyajsız görmemizi sağladığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Sonuçta fotoğrafta görünenle, fotoğrafın arka planında yaşananların zıtlığını başarıyla gözler önüne seren Lagerfeld Sırları, hem moda efsanesi Karl Lagerfeld’in çocuksu karakterini hem de moda dünyasının sahici yüzünü ortaya çıkarıyor. Rodolphe Marconi’nin etkili anlatımı ve keskin gözlem gücü sayesinde sıkıcı bir röportaja dönüşebilecek sıradan bir görüntü silsilesi son derece başarılı bir belgesele dönüşüyor.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !